Quaresma geliyor..
Saturday, 22. May 2010

O geliyor mu? Ricardo Quaresma !
Az kaldi…
Haber: Twitterli olduk artik.. Bizi ekleyebilirsiniz... Tiklayiniz
Haber: Sabir dedik ve Quaresma artik Besiktasta... Hayirli olsun
Son dakika: Besiktas'in teknik direktörlügüne Bernd Schuster'in getirildigi iddiaa edildi.
Tuesday, 30. March 2010
Bu haftasonu tarihi bir maç daha yaşadık Beşiktaşımızın mabedinde İnönü Stadı’nda. Defansta Ferrari’nin büyük hatası sonucu daha 2.dakikada 1-0 geriye düştük. 22′ye kadar pek bir şey de oynayamadık. Ve Ernst’in dalışıyla kazandığı penaltıyı Ümit Karan ağlara bir kez daha göndererek takımını 2-0 öne geçirdi ve tribünler buz kesti. En azından yeni açığın bir bölümü öyleydi. Bağırmaya çalışıyorduk ama o maç başındaki coşkudan eser de kalmamıştı.
İşte 2-0′dan sonra Ekrem sağ bek, Toraman ön libero’ya geçince takım coşmaya,koşmaya,oynamaya başladı. Son haftalarda kötü oynuyor dediğimiz Ernst soldan,ortadan her atakta görev ve sorumluluk almaya,Fink şut denemesi,arapas denemesi yapmaya başladı. Ve nihayet 31. dakikada da Ekrem’in pasında Nihat’ın golü geldi ve taraftar da çevireceğiz demeye başladı. Ama öncesinde de Koray’ı müthiş bir müdahaleyle durduran ve Mehmet Yılmaz’ın kafasını çıkaran Rüştü’yü de alkışlamak lazım. Eğer o 2 kurtarış olmasaydı belki 3. golü yiyecektik ve maç bitecekti. Neyse golden sonra takım iyice bastırmaya başladı ve hemen 1 dakika sonra Fink karşı karşıya kaldığı pozisyonda kaleci Ivesa’ya nişanladı topu. Ardından Bobo düşürüldü ve penaltıyı çalamadı hakem. Daha sonra ise Bobo 1 gol daha buldu ama bu da ofsayt gerekçesiyle sayılmadı.
İkinci yarı ise herkeste bir umut vardı ve 5-10 dakikalık bir karşılıklı atak şeklinde geçen mücadeleden sonra Beşiktaş artık tek kale oynamaya,Uğur İnceman ve Holosko’nun girişiyle pozisyonlar bulmaya başladı. Kaptan Deli İbo’nun muhteşem ortasına kafa vuruldu ama Ivesa boyunun sayesinde onu da çıkardı ama Bobo o topu Ivesa’nın bacaklarının arasından ağlarla buluşturuverdi kafasıyla ve oyuna eşitliği getirdi.
Ve ardı arkası kesilmeyen ataklar sonucu ise ofsayt olsa da Bobo’nun pozisyonu, Bobo’nun pasında Holosko topu 3. kez ağlara gönderdi ve geri dönüş gerçekleşti.
Tarihte bu geri dönüşler sayılıdır ama Beşiktaş için öyle değil.Her zaman yaptığımız şey bu.
Geçen hafta Kasımpaşa maçı. Yer RTE Stadyumu. 1-0 geri düşen bir takım ve 2 dk’da 2-1 öne geçen ama defansif bir hatayla 2-2 biten bir maç.
Geçen sezon Kocaeli maçı. Yer:İnönü. Maçın başında yine 2-0 geriye düşen bir takım ve sonrasında gelen 5-2′lik bir zafer. Önceki sezon Kasımpaşa maçı Yer:İnönü Maçın başında yine 2-0 geriye düşen bir takım ve sonrasında gelen 4-2′lik bir zafer daha.
2002-03 yılı. Yer:İnönü. Rakip yine Kocaeli. Son 5 dk’da gelen 2 gol ve 1-0′dan 2-1 biten bir maç.
Şampiyonluğa gidilen yolda bu maçlar takıma ayrı bir motivasyon olur. Son 8 haftaya girilirken bu maçlar şampiyonluğun da habercisidir ve bu sezon da yine şampiyonlukla kapatılacaktır. Son 3 haftadayız. 3 hafta sonra Mustafa Denizli’nin de dediği gibi bu iş biter Kadıköy’de ve yalnız kalırız ve son haftaya kalmadan da Bursa maçı öncesi İnönü’deki Manisa maçında şampiyonluğu ilan ederiz.
Sunday, 28. March 2010
Baslıgı okuyunca bırden bu yazıyı yazan kısının sene sonunda SAMPIYON OLACAGIMIZI dusunuyor dıye bır dusunce gecebılır aklınızdan ama oyle degıl…
Her anlamda Huzura Varmaya 8 Kala dıyorum. Sene olması gerekenden kotu basladı kımse boyle bır baslangıc beklemıyordu ki 9.hafta sonunda lıder olan takımla aramızdakı fark 2basamaklı sayılara ulasmıstı… Daha sonra her zaman dedıgımız soz olan GELİYORUZ vecızemız gerceklestı ve takımımız 15.Hafta LİDER olma fırsatıyla karsı karsıya kaldı ama olmadı… Evımızde dıyarakırı yenemedık belkı o gun LİDER olabılseydık sımdı boyle olmayacaktı…
2.Yarı basladı her gecen hafta hesap kıtap derdıne dustuk… Bı hafta bırı kaybettı bı hafta bırı kaybettı elde kalem kagıt yada bılgısayar basında ınsanlar sureklı bı ironi olusturuyor kendı kendıne… Hayal dunyamızıda kullanarak bazı hesaplamalar cıkıyor karsımıza…
Sadece 8hafta daha yaparız bu hesapları ama artık bı cogumuz sıkıldı artık hesap kıtap derdınden. Cuma gunu SAMPIYONLUGU BIRAKTIK derken pazar aksamı 21:00 sularında tekrardan SAMPIYONLUK kelamları edılıyor. Yıne ellerde kalem kagıt bakılan fıksturler ve yorumlar… Bunların hepsının tek bır nedenı var oda BESIKTASIMIZ SAMPIYON OLARAK SEZONU BITIRMESI… Ne dıyelım INSALLAH olur bızde yaptıgımız hesapların yararını goruruz…
Son soz; Eger sene sonu SAMPIYON APOLETI bızım olacaksa ben işi gucu bırakıp 24SAAT hesap yapmaya razıyım… Okuyup zaman ayıran herkese TESEKKURLER…
CEM GÖREN
Sunday, 21. March 2010
Kasımpaşa-Beşiktaş maçı çok şanssız bir şekilde berabere bitti. Tam 2. golü bulduk her şey bitti 3 puan cepte derken bir de baktık Kaş’ımızı gözümüzü ve bazılarımızın umutlarını da çizerek 2. gol filelerimizi bulmuş, Şahin, Kara Kartalımızın puanlarını alıp uçup gitmiş. Hem de çok önemli 2 puanımızı.
2 puan gidince dediğim gibi bazılarımızın umutları da malesef gitti. Halbuki Beşiktaş umutların takımıdır. Boşuna söylenilmemiştir,pankartlara dökülmemiştir o söz, laf olsun torba dolsun mantığıyla da ortaya çıkmamıştır.Peki neydi o söz hatırlayalım; “Simsiyah kaderimin bembeyaz umudusun Beşiktaş”.
Neymiş efendim futbolcularımız çok kötüymüş, neymiş efendim yetenek yokmuş, arkadaş senin yeteneksiz dediğin futbolcular fb’ye sahayı dar etmedi mi? 3-0 almadı mı maçı?
Sonra bu hafta puan kaybettiğimiz Kasımpaşa’ya karşı ne yaptı fb? Kendi sahasında 1-3 yenilmedi mi? bu kasımpaşa ile maçı yok mu fb’nin daha deplasmanda? Puan kaybetmeyecekleri garanti mi?
Fb’nin diğer maçlarına bakalım; Galatasaray (D), Kayserispor,Ankaraspor’dan gelecek 3 puan, Beşiktaş, Kasımpaşa (D), Eskişehir, A.Gücü (D), Trabzon
Haftaya gs maçı var oradan çıkacak her sonuç bize yaramayacak mı?
Eskişehir maçı çok mu kolay geçecek?
Ondan önce biz kadıköy’e galibiyet için çıkmayacak mıyız?
Her sene taş koyan Trabzon bu sezon yapamayacağının garantisini mi verdi?
Ankaragücü deplasmanı kolay mı olacak sanıyorsunuz? Adamlar düşmemeye oynuyorlar böyle devam ederse ölüm kalım maçı bile olabilir o maç.
yani Fenerbahçe’nin şampiyonluğu artık imkansızdır bana göre. Aynı puanda bitiririz en az onlarla o zaman da üstlerinde oluruz ikili averajla.
Şimdi gs’nin maçlarına bakalım bir de.
bugün Trabzon deplasmanına çıkıyorlar. Eğer avrupaya gitmek istiyorlarsa galip gelmeleri gerek. En azından mağlup olmamalılar. Bu da bizim bir şey kaybetmemiş olduğumuzu,şu haftaki durumun devam edeceğini gösterir.
Ardından gelen maçlar; Fenerbahçe, Sivas (D), Diyarbakır, Manisa (D), Bursa, İBB (D), Antalya, G.Birligi (D)
Fenerbahçe maçı zaten zor geçer demiştik. her sonuç bize yarar,beraberlik ise ilaç olur.
Sivas düşmemeye oynayan bir takım. Puan için savaşacaklardır. Puan kaybetmeyeceklerini kimse garanti edemez.
Diyarbakır da aynı şekilde mücadele ediyor burada da her sonuç çıkabilir ancak ASY’de olması avantajları.
Manisa deplasmanı ise çok çok zor geçecektir onlar için ve banko puan kaybedecekleri yer burası diye düşünüyorum.
Bursa maçından çıkacak her sonuç yine bize yarar.
İBB deplasmanlarını zaten biliyoruz anlatmaya gerek yok.
Bursa’nın kalan maçları;Denizli, İBB (D), Antalya, G.Birligi (D), G.Antep, GS, Kayseri, Ankaraspor’dan gelen 3 puan, Beşiktaş.
Denizli maçında puan kaybı yaşamayacaklarını kim söyleyebilir?Keza İBB maçı öyle. GS,Kayseri ve bizle de oynayacaklar. Peki o maçlarda gelecek skorlar bize yaramaz mı?
Bir de bizim fikstürümüze bakalım;
Eskişehir; iç sahada kim kazanamayacağımızı söyler?
A.gücü; deplasman belki zorlu ama ne zaman puan kaybettik ki?
Trabzon; iç sahada yenemeyeceğimiz bir rakip mi? ki deplasmanda yendik.
Fenerbahçe; ben uzun zaman sonra artık kadıköyde bunları yeneceğimizi düşünüyorum.
Sonra sivas iç sahada. Peki sahamızda dağılmış sivası yenemeyecek miyiz?
Diyarbakır; seyircisiz oynayan bir diyarbakırı yenemeyecek miyiz?
Manisa iç sahada deviremeyeceğimiz bir takım mı?
ve Bursa maçı. Bu maç şampiyonluk maçı olursa kim kazanır? kim daha konsantre olur bu maça? Kimin tecrübesi daha fazla?
Yani bir maçla bu ligde hiçbir şey kaybedilmez hiçbir şey de kazanılmış sayılmaz.
Ben bu takımın şampiyon olacağına da can-ı gönülden inanıyorum.
Dediğim gibi “Simsiyah Kaderimin Bembeyaz Umudusun Beşiktaş!”
Ethem Yiğit Gürer
Thursday, 11. March 2010
Takımın futbolunu çok beğendim. Bizim takım belli bir kapasitesi olmayan oyunculardan kurulu bir takım maalesef. Ancak bu tarz oynayarak yenebiliriz zaten.
Oyunun hiç bir anında savunma güvenliğini bırakmayışımız bence bu maçın en güzel yanı. Eğer çok saldırsa idik bugün o stattan "yıldırım demiören yeter" tezahüratlarıyla ayrılırdık sanırım..
Toramanın orta alandaki hali çok kötüydü. Uğur İnceman daha faydalı olur Ön liberoda ısrara gerek yok yada yapılan taktik değişikliğinden sonraki haliyle kalınsın.. Necipi beğenmedim. Tutuk kaldı orta alanda. Pas alış verişlerinde sıkıntı yaşadı. Yetenek ile alakalı bir durum değil ancak abilerinden halen çekiniyor. Oynayarak düzeltir bu özelliğini. Geçmiş maçlara göre ayağını daha iyi kullandığını rahatlıkla söyle bilirim. Ama yine de Şampiyonluk yolunda Ernst kesinlikle aranıyor ve aranacaktır. Ernst hücuma oldukça katkı sağlıyor diğer ön liberolardan farklı olarak.. Rüştü her geçen gün çok daha iyi oluyor. İnanılmaz bir güven kaynağı. Kendisine karşı ön yargıları her maç biraz daha kırıyor. Her hafta biraz daha bizden oluyor bu sene nedense bana öyle geliyor. Maçı almak isteyen en çok oymuş havası var bende belki de yanılıyorum.. Mustafa Hocanında performansı iyiydi Gollerden sonraki sevinç , bu haftadan itibaren Denizlininde artık kendine geldiğini çok rahat söyleyebilirim. Ancak Mustafa Denizli’ye sitem edecek birileri elbette olacaktır. Onlarda kenarda bekleyen oyuncularımız. Tabata olsun Nihat olsun ve Uzun süredir oynamayan Köybaşı olsun içlerinden kızmışlardır haklı olarak. Saygılarımla…
FİNK şahane bir oyun çıkardı bence. Herhalde 10 kilometre koşmuştur bugün. Ernst yokken resmen 2 kişilik oynadı..
Bu maçta oynamayacağızda hangi maçta oynacağız Hocam deseler, ne cevap verirdi Sir , bilmiyorum
Monday, 8. March 2010
Benim Birtek Hayalim Var Kartal Sampiyon Olacak tezahuratini hemen indirin veya dinleyin..
Beşiktaşım senin için
Herşeyimden vazgeçerim
Senin için her zaman heryerde
Ölüme bile giderim
Belki gözlerim dolacak gözlerim dolacak
Belki güneşim solacak
Benim tek bir hayalim var oda
KARTAL ŞAMPİYON OLACAK
Monday, 8. March 2010
10 numara diyoruz ya hepimiz, dedim belki alt yapidaki Ogulcan denen kardesimiz A takima cikarda bu sorunu uzun süre giderir..
Ki senelerdir yetissinde Besiktasimiza Sergen gibi 10 numara gelsin diyordum Ogulcan icin, Tumer-Sergen karisimi oyun stili vardi, tabi davranislarida bu abilerine benziyordu, artik büyüdu adam oldu, bir bakayim dedim ne yapiyor bu cocuk, reklam filmleri, geceleri alem kiz haricinde, baktim 2 subat tarihli bir haberde Ogulcan Engin, Kasimpasa’ya transfer olmus, ayni alttaki gibi:
Kasımpaşa’mız Beşiktaş altyapısında oynadığı maçlarda elde ettiği yüksek gol ortalamasıyla dikkat çeken Oğulcan Engin ile 2,5 seneliğine anlaştı. Oğulcan aynı zamanda menejer Sinan Engin ve sanatçı Seda Sayan’ın oğludur. Oğulcan’a hoşgeldin diyor. Kasımpaşa forması altında başarılı günler diliyoruz.Uzüldüm, ne yalan söyliyeyim, Ogulcan Besiktasa faydali olabilirdi, gerci babasinin günahini oglu cekemez, ama babasi ne faydali oldu ki oglu da olacak diyebilirim… Sözde menejerlik yapan, takima abilik yapan Sinan Engin, kendi ogluna pek akil verememis belli, kelin ilaci olsa basina sürerdi. Sanirim kendisini futbola veremedi ve o da diger gencler gibi anadoluda futbol hayatini sürdürecek..Ve kayip gidecek..
Artik genclere sahip cikalim, Batuhanlar, Serdar özkanlar, Ali Kucikler, Necipler kolay kolay yetismiyor, burada en büyük görev yönetim ve teknik heyete düsmekte..
Monday, 1. March 2010
Çok büyüktür!
O kadar büyüktür ki, futboldan başka bir şey görmez gözü. En büyük taraftar grubu sitesinin forum kısmındaki başlıkların %90-95′i futbol ile ilgilidir. Futbol takımını çok severler. Futbolcuları ilahlaştırır, paragraflarca yazı yazarlar. Futbol takımının maçlarına gitmek için can atarlar. Fakat gelin görün ki Beşiktaş sadece futbol branşından oluşmuyor. Hatta 12 farklı branşıyla en çok branşı elinde tutan kulüp.
Ben bu branşları elimden geldiğince takip eden birisiyim. Süleyman Seba’daki hemen hiçbir maçı kaçırmadım bu sene. Fakat o sporcuların terlettiği o kutsal formaya verilen ilgi o kadar az, o kadar tezat ki, bazen salonun bir köşesine geçip şöyle bir bakıp ağlayasınız gelir. O mücadeleyi görünce futbolculara küfür eder, niye böyle hırslı olmadıklarını sorgularsınız. Reklam gelirlerinin daha çok parayla döndüğü, yatırımların hep daha fazla olduğu futbola göre daha bir üvey evlat muamelesi görmesi parasal açıdan mümkün tabii. Şirketler salonlara daha az reklam verebilir, futbol dışı branşlara daha az yatırım yapabilir tabii. Fakat Beşiktaş taraftarına ne oluyor! Onların böyle bir şansı yok. Çünkü onların aşkında paraya yer yok. Aşkın kendisi zaten paraya kıyaslanan bir şey.
Sonuç olarak hep şunu çıkarmışımdır; Taraftar ya futbolu “çok” seviyor, ya da “Aşkımız renklere”, “Armanın Peşindeyiz” laflarını boşuna kullanıyor. Çünkü bu lafı kullanan insanların sayısına kıyasla, salon maçlarına gelen insanlar hep aynı kişiler oluyor. Salonun full çektiği zamanlar da oluyor tabii ki; Fenerbahçe ve Galatasaray maçları…
Bu bir özeleştiri yazısıdır. Her Beşiktaş taraftarı bunu üstüne almakta serbesttir.
Beşiktaşlı olmak, armanın peşinde koşmak, onu düşünmek, imkanlar dahilinde de onunla aynı mekanda onu desteklemektir. Bir insanın Beşiktaşlılık kimliğinin içinde tembelliğe yer yoktur.
Erdi Batmaz
Kralçarşı.com
Saturday, 27. February 2010
Kuşkusuz belki de sezonun en zor maçıydı. Bundan daha zorlu başka maçlarımızda oldu elbette ancak maçın önemi zorluğu kat ve kat arttırıyordu. Kralkartalda bazı arkadaşların yorumlarını her zaman dikkatlice okurum örneğin. Biriside yiğittir. Hiç korkum yok bu maçı çok rahat alacağız yazısını okuyunca Galatasaray maçındaki iddasından sonra iyi cesaret dedim ama sonra Cangalenin oynamayacağını yazınca açıkçası bende rahatladım. Beşiktaş savunması defansı yıpratamayan forvetlere karşı çok sıkıntı çekmiyor. Çünkü hem Sivok hem Ferrari bu konuda oldukça iyiler. Onları çok süratli adamlar zor durumda bırakıyor ancak kadro açıklandığında İbrahim Kaşıda görünce defansın sorunsuz geçeceğini ilk bakışta anladım..
Ancak ortada başka bir sorun vardı, hücum yapacak oyuncumuz neredeyse yok. Bakıyorum bobo ve son günlerin en kötü yabancısı Telloya umut bağlayarak gol atma düşüncesi herhalde cehennemde buz gibi su bulmaktan farksızdı..
Maçın başında gelen gol bizi çok ama çok rahattı. Aslında Mustafa Denizli’nin sene başında TV programına konuk olduğunda söylediği sözde tamda bu yöndeydi. Golü bulduktan sonra her şey çok farklı işliyor diyordu. Sene başından beri gelen şanssızlıklar maalesef sürekli olarak gol bulmamızı engelledi. Bu maçta golü çok erken bulunca ilk yarıda o kısıtlı hücum kadrosu ile yaptığımız ortaya çıktı.
Bundan öncede maç kazanmamıza rağmen bu maçta bence en dikkat çekici şey, Beşiktaş’ımızın rakibine neredeyse hiç oynama şansı bırakmamasıydı. Bazı pozisyonlara koşmayan kayserisporlu futbolcuların durumundan, daha 30. dakikada maça pes ettiklerini gösteriyordu. Maçın her anında oyuna hükmeden, gol yeme ihtimali neredeyse sıfır olan bir bir takım görüntüsünde. Beşiktaş’ın kayserisporu bu kadar çaresiz bırakacağını hiç düşünmemiştim ne yalan konuşayım..
Bundan sonraki haftada bay geçiyoruz ve ondan sonra epey bir süre takılmadan gidecek takımlarla maç yapacağız. Bu sene yeniden yeşerdi bu maçtan sonra diyerek hocasından futbolcusuna oraya gelen yönetime kadar bu güzel ve istekli futbol için teşekkür ederim..
Hadi Şampiyon, utandır herkesi..
Volkan Başaran