Hazreti Guti !

Thursday, 15. July 2010

guti9

 

  

 Delgado’ymuş

Tabata’ymış

Yusuf’muş

Şuymuş buymuş..

Hepsinin dönemi bitti. Son Kral Hazreti Guti !

Hoşgeldin Sarı Melek !

En büyük transfer

Sunday, 27. June 2010

Serdal Adalı

Bu senenin en büyük transferi Serdal Adalı’dır. Bu takımda işler tıkır tıkır işliyorsa, takımda transferler doğru dürüst yapılıyor ve paralar saçılmıyorsa hiç kuşkusuz bunda en büyük pay sahibidir.

Quaresma gibi bir adamı 7,3 milyon €’ya almak yıllık 3,5 milyon €’ya ikna etmek,böyle bir yıldız transferini bu kadar ucuza kapatmak kesinlikle bir yöneticilik başarısıdır.

Guti&Robinho

Bunun yanında takımın adı Guti ve Robinho ile anılıyorsa bu da Serdal Adalı ve onun vizyon sahibi bir yönetici olmasından kaynaklanmakta, Beşiktaş’ımızın problemlerini bilmesindendir. Ayrıca şu son dönemde Guti ve Robinho isimleri bu kadar dillendirilirken yaptığı “Şu an başka yabancı transferi gündemimizde yok. Kamp sonunda duruma göre bakacağız.” açıklaması ise kesinlikle bir zeka ürünüdür. Neden mi? Eğer şöyle bir şey dese sizce ne olurdu? “Evet Guti ile de Robinho ile de anlaştık ve ufak pürüzler kaldı onların giderilmesini bekliyoruz en kısa sürede İstanbul’a getireceğiz ve kampa katılacaklar.”

Evet ne olacağı çok belli değil mi sizce de? Elimizden çıkarmak istediğimiz Tello-Holosko-Zapo-Tabata gibi isimler için “bunların yabancısı zaten çok” denilecek ve hakettikleri bedelden çok çok düşük bedellere,yok pahasına gitmeyecekler mi sizce? Bu açıklama bile tamamen bir zeka ürünüdür. Dediğim bir olay vardı seçim zamanı. Yıldırım Demirören artık başkanlığı öğreniyor. Problem ise yanındaki çürükler. Bunlar zarar veriyor bunların gitmesi ve seçim listesindekilerin gelmesi ile daha iyi bir Beşiktaş olacaktır. Levent Erdoğan gibi isimler gidince yönetim düzeldi,vizyon genişledi,boşboğaz yöneticiler gitti yerine Serdal Adalı,Cengiz Zülfikaroğlu,Erdoğan Toprak,Mete Düren gibi oldukça elit isimler geldi.

Guti ve Robinho transferleri -Guti neredeyse kesin olmak üzere,Robinho için ise sponsor bulunur bulunmaz- gerçekleşecektir. Semih transferini ilk çıktığı gün hemen yalanlayan resmi site yalanlamadığı sürece umudunuzu taze tutun. Bu adamlar gelecek.

Son söz. Teşekkürler Serdal Adalı. Teşekkürler Cengiz Zülfikaroğlu. Ve bu isimleri kadroya kattığı için bravo Yıldırım Demirören.

Ethem Yiğit Gürer

Beşiktaş Şereftir Şeref Beşiktaş…

Wednesday, 16. June 2010

Aslında bu yazıyı quaresma hakkında yazacaktım ama su son zamanlarda yasanan olaylar adamın Türkiyeye Gelmek ıstememesi yan cizmeyi falan ıyıce soguttu benı bu adamdan. Zaten basında forumlarda ve blogda yer alacaktır fazlasıyla bu haberler. Neyse asıl konuya gelelım. Konu AHMET ŞERAFETTİN BEY  yanı Beşiktaş’lıların bıldıgı seklı ıle ŞEREF BEY… Ömrünü Beşiktaş’ına adamıs olan Beşiktaş’ın bugunlerde var olduysa bunda en onemlı katkılarından bırısı olan Ender İnsanlardan biridir kendısı. Şeref Bey için 13 Hazıran Pazar gunu mezarı basında bı anma gerceklestırıldı ama ne yazıkkı koskos BEŞİKTAŞ TARAFTARI izinli olmasına ragmen tatıl gunu olmasına ragmen Beşiktaş Meydanı’nı dolduramadı  SADECE 300KİŞİ ile gitti mezarlıga. Oysa bızı bugunlere getıren Stadımızı bıze kazandırdan BEŞİKTAŞ FUTBOL TAKIMI’nın temellerını atan bırıne AHDE VEFA’yı yanı eskıyı hatırlamayı unutmustuk ve unutmayada devam edıyoruz. Gun Gectıkce rakıp takım taraftarlarına donuyoruz ve o Bahsettıgımız DEGERLERIN TARAFTARI olma modundan ne yazıkkı hızla cıkıyoruz. Sımdı bu yaz blog’da yayınlana kadar kuaresma gelmıs olacak belkı ve havaalanı HAFTA İÇİ olmasına ragmen İŞ GÜNÜ olmasına ragmen yıkılacak. Ertesı gun Q7 formaları kapıs kapıs gıderken stadda 10bınler olacak quaresmanız ıcın. Besıktas ıcın Canını veren ınsanlara karsı bu kadar umursamaz davranırken daha BEŞİKTAŞIMA gelmeden olay yaratan bı tane adamın pesınden kosuyoruz. Eger Besıktas Taraftarı  13 HAZIRAN PAZAR GUNU Anma ıcın 300kısıyı toplayamayıpda iş günü havaalanını cehennem yerıne cevırırse o Beşiktaş taraftarının buyuklugunu degıl gun gectıkce o ESKİ DEGERLERINI KAYBETTIGINI gosterır. Neyse sozu fazla uzatmaya gerek yok zaten saat gece’nın 2si. daha fazla yazıp canımızı acıtmaya yaramızı desmeye gerek yok ama sunu soylemek lazım; BEŞİKTAŞ ŞEREFTİR ŞEREF BEŞİKTAŞTIR…

Cem Gören

İlginç bir Tesadüf…

Tuesday, 15. June 2010

Q7 transferinin benim açımdan çok ilginç ve güzel bir tesadüfü var :) . Bunu sizlerle paylaşmak istedim.

Foruma girenler ve “Serbest Vuruş” bölümüne girenler varsa bilirler. “İşte FourFourTwo koleksiyonum” şeklinde bir konu açmıştım ve bu koleksiyonda 1. sayıdan son sayıya kadar tüm sayılar 2 sayı hariç vardı.

Bu sayılardan birisi Haziran 2008 sayısı diğeri ise Ocak 2010 sayısı. Birkaç hafta önce Twitter aracılığı ile FourFourTwo editörlerinden olan, Beşiktaşlı bir abimiz olan Ali Ece’den rica ettim Haziran 2008 sayısını. O da sağolsun ricamı kırmadı ve adresime dergiyi yolladı.

Haziran 2008 sayısı doğal olarak Euro 2008′in başladığı dönem ve Euro 2008 ile ilgili dosyalar var. Geçen cuma yani 11 haziran 2010 tarihinde finaller bitip eve döndüğümde gördüm dergiyi açtım. Başladım göz gezdirmeye Euro 2008 ile ilgili sayfalara.

Her grupla ilgili gruptaki takımların yıldız olan ve yıldız potansiyeli bulunan oyuncuları da yazılmış.İlk baktığım sayfa ise Portekiz oldu. Tabii bu tamamen tesadüfen gelişti açtım o sayfa denk geldi yani ve orada Quaresma turnuvanın yıldız potansiyeli olan oyuncusu şeklindeki yazıyı görünce çok şaşırdım ve yüzümde bir tebessüm oluştu ilginç şekilde.

Ben totemlere inanırım ve eğer bu dergi buraya kadar gelmişse ve Quaresma da karşıma çıkmışsa bu adam kesin gelecek dedim içimden. Her zaman ümidim vardı bu transfer hakkında ama bunu da gördükten sonra iyice emin oldum geleceğine :)

2 gün sonra ise yani pazar günü Quaresma ile ilgili borsaya bildirim gerçekleşti ve resmen Q7 futbolcumuz oldu.

Ben de iyice inanmaya başladım gecikmenin bu yüzden olduğuna.

Neyse herkese hayırlı olsun bu transfer. Umarım Beşiktaş’ımıza hayırlı olur Cigano’muz ve bize unutulmayacak zaferler yaşatır..

Ethem Yiğit Gürer

Güle Güle Büyük Mustafa

Saturday, 5. June 2010

 

mustafa-denizli-300x256

 

Bugün ani bir kararla öğrendik Mustafa Hocanın takımdan gidişini..

Yerinede çok daha ünlü, Real Madrid’in hocalığını yapmış, Barcelonayı Camp Nouda yenmek imkansızdır diyerek Real taraftarını çıldırtmış Schusterden söz ediliyor..

İlk başta iyi oldu belki de dedim içimden çünkü taraftarın bu sene Denizliye geçen seneki şansı vermeyeceğini ve bununda takıma olumsuz yansıyacağını düşündüm..

Ancak birden sahipsizlik hissi doğdu içime..

Koskoca Beşiktaş’a Denizli mi sahip çıkacaktı ?

Bilmem ama varlığı , bilgisi, konuşması ile Beşiktaş’ın hocalığına tam yakışan bir insandı. Çifte Kupası yada bu sene kupa alamamamız zerre kadar umrumda değil benim.

Dobra dobra konuşur..

Futbolcusuna hiç laf söyletmez..

Ukala adamı Beşiktaş disipline uymuyor diye anında iler..

Umur verir..

Kararlarında çekinmez..

Beşiktaşlı..

vs vs vs

Tam bir lider..

Sevemedi bazıları nedense..

Cumhuriyet Çocuğuydu Denizli, Fetullahın Denizinde onuda boğdular..

Hoşçakal Hocam

Hoşçakal Büyük Mustafa..

Quaresma İlaç mı ?

Saturday, 29. May 2010

Nereden çıktı bu isim bilen yoktur herhalde. Belkide boyalı basının iş olsun diye orta attığı diğer isimlerden farksızdır quaresma.

Şampiyonluk galasında bile herkes Quaresma derken , bizim “büyük başkan! ” canlı yayında gargamel serhata acı ama o döneme göre gerçek olan bişey söylüyordu “Beşiktaşın artık sokağa atılacak parası yok, quaresma bizim için oldukça maliyetli ve takımdaki arkadaşlık ortamını fiyatıyla bozabilecek birisi o yüzden almamız söz konusu değil” O sevinçli bakışlarının arasından süzülen bu umutsuz sözler aslında bir gerçeği yansıtıyordu..

Bizim şu an o parayı verecek gücümüz yok..”

Herşey şu an daha kötüye gitti.

Ne Şampiyonlar Liginden beklediğimiz üstünde para

Ne Türkiye Kupası

Ne Şampiyonluk

Nede bu sene Bursaspor’un şampiyonluğu olması ile dahada düşen yayın gelir.

Ancak Yıldırım Demirörenin her zaman yaptığı hatalardan birisi yeniden ortaya çıktı. Başarısızken transfer harcamaları ile gündeme gelmek ve herşeyi unutturmak..

Oldukça zor ekonomik şartlarda olan klubumuz 10 milyon euro gibi deva rakamlarla transfer yapmak üzere şu an. Quaresmanın Beşiktaşın ruhuna bişeyler katacağı kesin ancak maliyeti nasıl çıkaracağız merakla beklemekteyim..

Yeni yönetim geldiğinde borçlar için ceplerinden bişeyler verebileceklerini düşünmüştüm ama gördüğüm kadarıyla şu an o konudada bir çalışma yok. Borç ödemeyin cebinizden getirin quaresmayı desek “çocuklarımızın parasını sokağa atamıyız” derler diye korkuyorum..

Ne yardan vazgeçebiliyoruz ne Beşiktaşımızın geleceğinden..Kaldık ortada , sonumuz haralo..

Sorumuza gelirsek

Quaresma İlaç mı ?

Hasta Beşiktaş’ın antibiyotiği. Umarım o antibiyotik bizi öldürmez..

Yitip Giden Bir Sezonun Ardından…

Wednesday, 26. May 2010

Baslıkdan anlasılacagı gıbı yazımız sezon uzerıne olacak… Aslında bı cogumuz lıgın 7.Haftasında BEŞİKTAŞIMIZ  evınde Kayserıspor’a 1-0 kaybettıgınde sezonun bıttıgını dusunuyordu(en azından ben oyle dusunuyordum). Ama daha sonra ust taraftakılerın kayıpları ve bızım İnanılmaz bı yukselısımız vardı. Bu yukselısın ıcınde deplasmanda Sıvas-Eskısehır-Trabzon-MANU macları yanısıra ıcerde Fener Kasımpasa Ankaragucu galıbıyetlerı gelıyordu ve bır anda potaya gırdık hatta 15.hafta dıyarbakır onunde kazansak lıder olacaktık ama degerlendıremedık(o hafta lıder olsak belkıde yarın cok farklı bı maca cıkıyor olabılırdık)

Neyse 2.yarı basladı gecıkmelı bir İbb macı ve pesı sıra galıbıyetler derken İnönüde gs beraberlıgı bı coguna gore sezonu yavas yavas kaybedıyorduk bı oncekı hafta alınan antep maglubıyetıde buna etkendı. Daha sonra bır toparlanma surecı basladı. Ust uste alınan 4galıbıyetten sonra gelen kasımpasa beraberlıgı yıne umutları azaltırken eskısehır karsısında alınan galıbıyet tekrardan umutlandırdı herkesı olması gerekenden fazla…

Ne olduysa eskısehır macından sonra oldu zaten. Ankaragucu-Trabzon beraberlıklerı ve Fenerasyon maglubıyetı sezonu bıtırdı. Şampıyonlugu hedefledıgımız bır anda Uefa Kupası ıcın daha dogrusu sezonu erken acmamak ıcın ugrasıyoruz su donemde…

Sezon  boyle basladı boyle bıttı. Futbol-Basketbol-Voleybol olmak uzere 3bransta hayal kırıklıgı dolu ıle gecen bır sezonda yuzumuzu gulduren tek!!! brans olan BESIKTAS HENTBOL TAKIMINI TEBRIK EDIYORUM ve yazımı noktalıyorum. Okuyup zaman ayıran herkese Tesekkurler

Cem Gören

Quaresma geliyor..

Saturday, 22. May 2010

O geliyor mu? Ricardo Quaresma !
Az kaldi…

Diriliş…

Wednesday, 31. March 2010

Adsız

Şampiyonluğa son 3…

Tuesday, 30. March 2010

Bu haftasonu tarihi bir maç daha yaşadık Beşiktaşımızın mabedinde İnönü Stadı’nda. Defansta Ferrari’nin büyük hatası sonucu daha 2.dakikada 1-0 geriye düştük. 22′ye kadar pek bir şey de oynayamadık. Ve Ernst’in dalışıyla kazandığı penaltıyı Ümit Karan ağlara bir kez daha göndererek takımını 2-0 öne geçirdi ve tribünler buz kesti. En azından yeni açığın bir bölümü öyleydi. Bağırmaya çalışıyorduk ama o maç başındaki coşkudan eser de kalmamıştı.

İşte 2-0′dan sonra Ekrem sağ bek, Toraman ön libero’ya geçince takım coşmaya,koşmaya,oynamaya başladı. Son haftalarda kötü oynuyor dediğimiz Ernst soldan,ortadan her atakta görev ve sorumluluk almaya,Fink şut denemesi,arapas denemesi yapmaya başladı. Ve nihayet 31. dakikada da Ekrem’in pasında Nihat’ın golü geldi ve taraftar da çevireceğiz demeye başladı. Ama öncesinde de Koray’ı müthiş bir müdahaleyle durduran ve Mehmet Yılmaz’ın kafasını çıkaran Rüştü’yü de alkışlamak lazım. Eğer o 2 kurtarış olmasaydı belki 3. golü yiyecektik ve maç bitecekti. Neyse golden sonra takım iyice bastırmaya başladı ve hemen 1 dakika sonra Fink karşı karşıya kaldığı pozisyonda kaleci Ivesa’ya nişanladı topu. Ardından Bobo düşürüldü ve penaltıyı çalamadı hakem. Daha sonra ise Bobo 1 gol daha buldu ama bu da ofsayt gerekçesiyle sayılmadı.

İkinci yarı ise herkeste bir umut vardı ve 5-10 dakikalık bir karşılıklı atak şeklinde geçen mücadeleden sonra Beşiktaş artık tek kale oynamaya,Uğur İnceman ve Holosko’nun girişiyle pozisyonlar bulmaya başladı. Kaptan Deli İbo’nun muhteşem ortasına kafa vuruldu ama Ivesa boyunun sayesinde onu da çıkardı ama Bobo o topu Ivesa’nın bacaklarının arasından ağlarla buluşturuverdi kafasıyla ve oyuna eşitliği getirdi.
Ve ardı arkası kesilmeyen ataklar sonucu ise ofsayt olsa da Bobo’nun pozisyonu, Bobo’nun pasında Holosko topu 3. kez ağlara gönderdi ve geri dönüş gerçekleşti.
Tarihte bu geri dönüşler sayılıdır ama Beşiktaş için öyle değil.Her zaman yaptığımız şey bu.

Geçen hafta Kasımpaşa maçı. Yer RTE Stadyumu. 1-0 geri düşen bir takım ve 2 dk’da 2-1 öne geçen ama defansif bir hatayla 2-2 biten bir maç.
Geçen sezon Kocaeli maçı. Yer:İnönü. Maçın başında yine 2-0 geriye düşen bir takım ve sonrasında gelen 5-2′lik bir zafer. Önceki sezon Kasımpaşa maçı Yer:İnönü Maçın başında yine 2-0 geriye düşen bir takım ve sonrasında gelen 4-2′lik bir zafer daha.
2002-03 yılı. Yer:İnönü. Rakip yine Kocaeli. Son 5 dk’da gelen 2 gol ve 1-0′dan 2-1 biten bir maç.

Şampiyonluğa gidilen yolda bu maçlar takıma ayrı bir motivasyon olur. Son 8 haftaya girilirken bu maçlar şampiyonluğun da habercisidir ve bu sezon da yine şampiyonlukla kapatılacaktır. Son 3 haftadayız. 3 hafta sonra Mustafa Denizli’nin de dediği gibi bu iş biter Kadıköy’de ve yalnız kalırız ve son haftaya kalmadan da Bursa maçı öncesi İnönü’deki Manisa maçında şampiyonluğu ilan ederiz.